İnsan Mikrobiyom Projesi

Bu yazıda nelerden bahsediliyor:

  • İnsan Mikrobiyom Projesi
  • Kişiye Özel Mikrobiyom
  • Mikrobiyom ve Hastalıklar ilgili Çalışmalar

2008’de ABD’de başlatılan İnsan Mikrobiyom Projesi 5 yıl süren ve 115 milyon dolara mal olmuş bir proje. Bu proje tıp dünyasına hastalıklara yaklaşım açısından yepyeni bir bakış açısı getirdi. Bir insanın, vücudunda 100 trilyon kadar mikroskobik canlıyla birlikte yaşadığı ortaya koyuldu. 250 insan üzerinde yapılan çalışmada, insan vücudundaki bazı noktalar belirlenerek orada yaşamını sürdüren tüm bakterilerin gen haritaları çıkarılmış, 5000’den fazla alınan örneklerde görülmüş ki, vücudumuzun farklı bölgeleri farklı mikrobik topluluklara sahip.

hmp

Yandaki resimde görülen her nokta, bir sağlıklı insanın belirlenen bölgesinden elde edilmiş mikrobiyom topluluğunu ifade ediyor. Renkler ise vücudun farklı bölgelerini (ağız içi, cilt, dışkı ve vajinal). Yani bir insanın ağzındaki mikroplar ile bağırsaklarındaki mikroplar tamamen farklı olabilirken, diğer bir insanla ağzındaki mikrobik topluluk benzerlik gösterebiliyor.

Her insanın kendine has DNA bilgisi vardır. Aslında her insan için DNA bilgisi %99 aynıdır. %1’lik farklılık insanlardaki farklılıkları yaratır. Fakat vücudumuzdaki mikrobik topluluklar için durum biraz farklıdır. Yanınızdaki kişi ile bağırsak bakterileriniz arasında sadece yaklaşık %10 benzerlik var olabiliyor. Dolayısıyla her insanın kendine özgü bir mikrop dünyası var biz bu dünyayı dokunduğumuz her yere de taşıyoruz. Bir çalışmada kişilerin kullandıkları bilgisayar faresi ve avuç içlerinden örnekler alınmış ve kimin hangi fareyi kullandığı %95 gibi yüksek bir oranda tahmin edilebilmiş. Bir kişiyle birlikte haftalar, aylar, yıllarca yaşasanız bile kendinize ait mikrobik dünyanızı koruyabiliyorsunuz.

İlk mikrobik topluluğumuzu, ilk doğarken elde ediyoruz. Normal doğan çocuklardaki mikrop topluluğu vajinal mikrobik topluluğa benzer iken, sezaryen ile doğan çocuklarda ciltteki mikrobik topluluğa benzer oluyor. Sezaryen ile doğan çocuklarda normal doğanlardan daha fazla görülen astım, alerji, obezite gibi birçok hastalık doğum anında değişmiş olan mikrobik topluluklardan kaynaklanabileceği araştırılmakta. Hatta son zamanlarda bilim insanları sezeryan ile doğan bebeklerin normal doğum sürecini yaşamadıkları için kaybettikleri mikrobik topluluğu yerine koyabilmek için, vajinal mikroplarla bir nevi mikrobik banyo yaptırılmasını uygun görüyorlar. (Kaynak)

Diyabet hastalığı nedir? Diyabet bir otoimmün hastalıktır. Vücut kendisi ile savaşıyor. Uzun yıllar diyabetin, bir bakteri tarafından vücudun insülin üreten hücreleri yok edecek şekilde immün sistemini etkilediğine inanıldı. Şimdi insan vücudunda yaşayan bakterilerin farkındalığı ile belki de diyabetin bu bakteriler arasındaki iletişim yanlışlığından kaynaklanabileceği yorumları yapılmaya başlandı.

Bağırsak bakterilerinin obezite ile ilişkisi de son zamanlarda araştırma konusu:  Genler bağırsak bakterilerini kontrol ederek kilomuzu kontrol edebilir

Genetik çalışmaların bakış açısı, genlerdeki farklılıkların direk hastalıklar ile ilişkilendirilmesi idi ki bazı hastalıklar için örneğin gögüs kanseri için BRCA geni bulundu. Şimdi biraz daha dolambaçlı bir yoldan, genlerdeki farklılıkların insan mikrobiyomunu etkileyerek hastalığa sebebiyet vermesi tartışılıyor.

Mikrobiyomu daha iyi , daha hızlı ve daha ucuza anlayabilecek hale gelmeliyiz diyor Rob Knight, Kaliforniya üniversitesinden. Mikrobiyom üzerine çalışan başlıca kişiler arasında (Knight Lab)

Rob Knight’ın Ted Talks’daki eğlenceli konuşmasını izlemenizi tavsiye ederim.

 

Mikroplarınızla barışık kalın efendim..

Referanslar
https://en.wikipedia.org/wiki/Human_Microbiome_Project

Genlerimiz Bağırsak Bakterilerini Kontrol Ederek Kilomuzu Kontrol Edebilir


https://knightlab.ucsd.edu/

http://www.nature.com/news/scientists-swab-c-section-babies-with-mothers-microbes-1.19275

 

1,546 total views, no views today